1960’dan bugüne

Fethi Baharat’ın ilk kıvılcımlar  1960 yılında Gümüşhane’nin Çalık Köyü’nde Pupul ananın 100 yıllık bilgi birikimini çocuklarına, torunlarına aktarmasıyla başladı.

Pupul ana; geçmişi Osmanlı dönemine dayanan, o zamanlar “koca karı yöntemleri” diye tabir edilen, bilim dalı olarak adı “Fitoterapi” olan alanıyla yakından ilgilidir. Gümüşhane’nin Çalık Köyü’nde ve çevresinde yıllar boyunca bitkileri kullanarak pek çok kişinin çeşitli sağlık sorunlarına çare olur. Aynı zamanda zamanın arıcılık konusunda bilgi sahibi önemli kişilerindedir. Zekasıyla ve doğru bitkileri karıştırarak doğru hastalıklarda kullanmayı önermesiyle ünlenen Pupul ana zaman içinde tanıyanların hatta tanımayanların da sevgisini ve saygısını kazanır.

Pupul ananın torunlarından olan Tayyar bey, babaannesiyle çocukluğundan beri geçirdiği zamanlarda onun insanlara nasıl yararlı olduğunu, bitkilerin doğru elde nasıl birer şifa kaynağına dönüştüğünü görerek büyür. Tayyar bey, Pupul anayı çok seviyor olmasının yanı sıra O’na hayrandır. Ama bu sevgisi de karşılıksız değildir. Bitki biliminin o dönemdeki üstatlarından olan babaannesi belki biraz geleceği görerek, belki de sadece çok sevdiğinden Tayyar beye 100 yılda biriktirdiği bilgileri yavaş yavaş aktarmaya başlar. Hatta bununla da kalmaz köyünden topladığı bitkilerin örneklerini sakladığı, yaptığı şifalı karışımların tariflerinin olduğu sandığının anahtarını da bir tek Tayyar beye verir. Çocukluğundan beri dinlediği ve öğrendiği bu bilgiler ile bu sandık Tayyar beyin hayatına ilerleyen dönemlerde yön verecektir.

İlk Ortaklı Girişim Dönemi

Fethi Baharat’ın erken döneminde, 1992 yılında Tayyar bey arkadaşlarıyla birlikte bol ortaklı bir kuruyemişçi & baharat işine giriş yapar. 10 yıl gibi bir süre içerisinde ikinci şubesini de açmayı başaran bu girişimden Tayyar bey ayrılarak, iki ortaklı yeni bir girişime başlar. Pupul anadan edindiği bilgi ve tecrübelerini aktarma konusunda istekli ve hevesli olan Tayyar bey, yeni girişiminde ana ürünlerini baharat ve bitkilerden oluşturur.

Pupul ananın tecrübelerine kulak veren Tayyar bey, bu işle ilgili birkaç girişimden sonra kendi dükkanını açmaya karar verir. 110 yaşında vefat eden babaannesinin 100 yıllık bilgilerine gecikmeli de olsa yeniden can verme fikri Tayyar beyi heyecanlandırır ve Fethi Baharat adıyla bu sektörde bu kez tek başına yer alır. Artık Pupul ananın anlattığı bitkileri artık modern çağın bilgileri ile sentezlenecek, şifa kaynağı olmaya devam edecektir.

Tayyar bey, Fethi Baharat adının bu sektöre damga vurmasının yolunun bu alandaki her çeşit ürüne yer vermekten, her müşterinin aradığını bulacağı bir yer olmaktan geçtiğinin farkındaydı. Bu farkındalık Fethi Baharat’ın bugün çoğu müşterisinin yıllardan beri alışveriş yapan kişiler olmasını sağladı.

Fethi Baharat’ın kurucusu Tayyar beyin çocuklarına ve çalışanlarına sürekli söylediği bir öğüdü var. Para kazanmayı hep ikinci planda tutmaları gerektiğinin, doğruluktan, dürüstlükten ölçüde ve tartıda hak yememek için dikkatli olmalarının altını her fırsatta çizen Tayyar bey, ayrıca kendi yemediği bir şey müşterilerine de yedirmeyeceğini özellikle belirterek ürün kalitesinden ödün verilmemesinin önemli bir gereklilik olduğunu, müşteri kaybetmenin para kaybetmekten çok daha önemli olduğunu söylüyor.

Fethi Baharat’ta yoksa, kimsede yoktur!”

“Bizde yoksa kimsede yoktur!” sloganıyla yoluna halen devam etmekte olan Fethi Baharat, Türkiye’nin pek çok bölgesinde bulunan şifalı bitkileri, baharat çeşitleri ve bu alandaki neredeyse her ürünü bir araya getirerek satışına devam etmektedir.

Fethi Baharat markası e-Aktariye.com ismiyle e-ticaret sektörüne de giriş yaptı. Türkiye’nin her yerine çeşitli bitkisel karışımları, bitkileri, baharatları yollayarak bu hikayeyi canlı tutmayı sürdürüyor.